Irkçı Olmayan Nesiller Yetiştirmek Üzerine: Çocuklarımıza Doğru Ahlaki İpuçlarını Verebilmek

Miller Early Childhood Initiative of a World of Difference Institute’un makalesine göre, konuşmaya başladıktan sonra, özellikle üç – dört yaş civarı çocuklar mantıklı düşünmeye yeni yeni başlarlar ve etraflarındaki dünyayı anlamak isterler. Yeni temel dil ustalıklarıyla “neden” soruları sormaya başlarlar. Bu, çocukların cilt rengini ve çevrelerindeki insanlar arasındaki diğer belirgin fiziksel farkları fark etmeye başladıkları yaştır. Bu yaşlarda çocuklar dünyayı anlamak ve anlamlandırmak için motive olmuşlardır, ancak henüz pek çok şey hakkında fikir oluşturmamışlardır. Düşünceleri ağırlıkla somut ve spesifiktir. Ödüllü yazar Ziba Kashef’e göre, çocuklar dünya hakkındaki farkındalıkları arttıkça, kendileri ve diğerleri arasındaki fiziksel farklılıkları da fark etmeye başlarlar. Bu dönemde cinsiyet, ten rengi, saç dokusu ve göz şeklindeki farklılıkları fark etmeleri ve sorgulamaları yaygındır. Etnik çeşitlilik ebeveynler için ‘dikkat çanlarını çaldıran türden’ hassas bir konu olduğundan, bu konuya dair sorular da ortama bağlı olarak cevaplanması zor, hatta utanç verici olabilir. Oysa, ‘Does Anybody Else Look Like Me?’ kitabının yazarı Donna Jackson Nakazawa’ya göreokul öncesi çocuklar ırkın sosyal anlamını yetişkinlerin yaptığı gibi anlayamayacak kadar gençtir; ancak fiziksel farklılıkları fark ederler. Kitapta Nakazawa ‘‘çocuğunuzun ten rengini başkalarıyla karşılaştırdığını duyduğunuzda şaşırmayın – bu bir hayranlık kaynağıdır’’ der.  Uzmanlar da okul öncesi çocukların görünüşle ilgili yaptığı çoğu yorumu masum – sadece gördüklerini açıklama olarak değerlendiriyorlar. ‘‘Bu yaşta, çocuklar kendilerini ve diğerlerini cinsiyete göre açıkça tanımlasalar da, henüz ırk ile yapmazlar. Bu yolla gelişimsel olarak kategorize edemezler.4.5 yaşına kadar çocuklar cilt renklerinin kalıcı olduğunun dahi bilincinde değildirler.’’

Diğer zorlu konularda olduğu gibi, çocuklarımızla erkenden ve sıklıkla ırksal çeşitlilik ve farklılıklar hakkında da konuşmamız bu konudaki tavsiyelerin başında geliyor. Uzmanlara göre çocuklarımızın bu konudaki sorularına şimdi nasıl yanıt verdiğimiz, çocuğumuzun etnik çeşitlilik – kendi etnik yapısı ve başkalarının düşünceleri – üzerine gelecekte sahip olacağı duruşta etkili olacak ve ileri yaşlarda karşılaşacağı daha karmaşık konulara zemin hazırlayacak nitelikte. Sergileyeceğimiz utanç veya sessizlik, çocuğumuza konunun sınırlar dışında veya bağnaz bir ifadenin bizim için doğru ve kabul edilebilir olduğu izlenimini verebileceği için, çocukların ahlaki ipuçları için ebeveynlerine baktıkları ve onların eylemleri ile sözlerinden öğrendiklerinin altı çizilmektedir.

Parents dergisinden Kara Corridan ve Wanda Medina’nın kaleme aldıkları makaleye göre; 2-3 yaşlarındaki çocukların cilt rengi hakkında konuşmaya başlaması daha spontan iken, 4-6 yaştaki çocukların kendi etnik gruplarındaki kişilere olumlu özellikler ve farklı görünen kişilere olumsuz özellikler ataması yaygındır. ‘‘Sonuç olarak, “O çocuğun komik görünümlü gözleri var” veya “Cildi kirli” gibi rahatsız edici yorumlar duyabilirsiniz. Bu yorumlara yanıt vermenin en iyi yolu, bu ifadeleri sakin ve anlaşılır bir şekilde çürütmektir; “Cildi kirli değil, sadece seninki gibi değil. İnsanların hepsi farklı cilt renklerine sahiptir.” demek gibi.’’

Okul öncesi dönemde çocuklarımıza etnik çeşitlilik ve fiziksel farklılıklara karşı hoşgörülü olmayı öğretebilmek için yazarlar ve uzmanların önerilerinden bir derleme yaptık…

1.     Çocuğunuzun farklı ırklardan insanların varlığından haberdar olmasına rehberlik edin. Okul öncesi dönemde, çocuğunuzun henüz cilt rengine göre “siyah” veya “beyaz” kelimelerini bile söylemeden önce, farklı etnik kökenlerden birçok insan gördüğünden emin olun. Irk çeşitliliği olan bir bölgede yaşamıyorsanız, onu çeşitli ırklardan insanların yer aldığı çocuk kitapları ve sanat eserleriyle kuşatın. ‘I’m Chocolate, You’re Vanilla: Raising Healthy Black and Biracial Children’ kitabının yazarı Marguerite Wright’a göre tüm bunlar çocuğunuzun normal bir ortamın farklı ırklardan insanları içerdiğini anlamasına yardımcı olacak.

2.     Çocuklarınızla farklılıklar hakkında konuşun. Onlara insanların farklı olabileceklerini ve farklılığın iyi bir şey olduğunu öğretin. Çocuğunuzla herkesin aynı olmamasının ne kadar harika bir durum olduğu hakkında konuşmaya dikkat edin. Onları diğer kültürler hakkında heyecanlandırın ve sadece bir tür kültür olsaydı ne kadar sıkıcı olabileceği hakkında konuşun. Herkes eşitken “eşit” in “aynı” anlamına gelmediğini vurgulamayı unutmayın. Çocuğunuz birinin kıvırcık saçlara sahip olduğunu belirtirse, “Bazı insanların kıvırcık saçları vardır, bazı insanların ise düz – bu harika değil mi?” gibi ifadelerle farklılıkların iyi olduğunu anlatmaya çalışın.

3.     Çocuğunuzun farklılıklar ya da ırk hakkındaki yorumlarına aşırı tepki vermeyin. Çocuğunuz birinin ten rengi hakkında yorum yaparsa, önce gerçekten ne demek istediğini ve bunun nedenini öğrenmeye çalışın. Çocuğunuz parkta ya da kalabalık başka bir ortamda “Bu siyah bir adam” diye konuştuğunda panik olmak yerine, onu dinlemeye devam ettiğinizde ‘‘Bu mavi bir adam değil” diye konuşmasına devam ettiğini fark edebilirsiniz; çünkü o esnada o kişinin cildi değil üniforması hakkında konuşuyor olabilir. Böyle bir durumda karşınızdaki kişiye de çocuğunuzun renkleri öğrendiğinden bahsetmeniz faydalı olabilir. Yine çocuğunuz bir kişinin cilt rengiyle ilgili ‘X’in annesi beyaz’ gibi bir gözlem yaptığında, paniklemek ya da kaygılanmak yerine sakince, bağlam ne olursa olsun onu çok fazla okumadan “Doğru. Seni bu konuda düşündüren ne?” gibi bir diyalog başlatmayı deneyin. Bağlam ne olursa olsun, onu çok fazla okumayın. Yine Marguerite Wright’a göre okul öncesi çocuklar cilt rengine henüz duygusal veya sosyal anlam atamamışlardır, sadece gördükleri şeyler hakkında konuşurlar.

4.     Farklılıklar hakkında açıkça konuşmak iyi olsa da, ırka çok fazla vurgu yapmaktan kaçının. Okul öncesi çocuklar ırksal konuların karmaşıklığını işleyemeyecek kadar gençler. Konunun doğal olarak ortaya çıkıp, konuşmanıza konu olmasına izin verin ve konuşmayı çocuğunuzun düzeyinde tutun.

5.     Kelimelerinize, konuşmanıza dikkat edin. Siz veya çocuğunuzun hayatındaki diğer yetişkinler konuşmalarınızda ırkları açısından “o zenci kadın” veya “o beyaz adam” dan söz ediyor musunuz? Eğer öyleyse, çocuğunuz bu alışkanlığı alacaktır. Okul öncesi bir çocuğun olumsuz bir ırksal yorum yaptığı nadir durumlarda, genellikle evde veya okulda duyduğu bir şeyi yansıttığı bilinir. Wright, “İnsanları ırklarına indirgemek onları azımsamaktır” diyor. Bunun yerine insanları ten rengine göre değil isimlerine göre çağırın ve çocuğunuza da aynı şekilde davranmasını öğretin.

6.     “Renk körlüğü (cilt renkleri yerine sadece insanları dikkate alan yaklaşım)” değil “renk adaleti” ni hedefleyin. Farklılıkları kabul etmezseniz, çocuğunuzu çok ırklı bir toplumda yaşamaya hazırlayamazsınız. ‘‘Farklılıkları görmezden gelmek yerine çocuğunuza vereceğiniz doğru mesaj, etnik kökeninizin kim olduğunuzunun bir parçası olduğu bilgisini içermeli ve herkese adil, eşit davranmayı yüceltmelidir.’’ diyor Wright. Hepimiz farklıyız, ama hiçbir renk diğerinden daha iyi değildir.

7.     Onları farklı kültürleri gözlemleyebilecekleri kültürel etkinliklere götürün. Çocuğunuzu farklı kültürlerin unsurlarının kutlandığı etkinliklere götürmeye özen gösterin. Bu, çok küçük yaştaki çocuklarla çeşitlilik ve çok kültürlülük hakkında bir konuşma başlatmanın hem en iyi hem de eğlenceli yollarından biridir.

8.     Çocuğunuzun yaşına uygun medya tüketimine çeşitlilik getirmenin yollarını arayın. Farklı karakterler içeren kitaplar, filmler, televizyon şovları bulun ve bu medya biçimlerinin farklı etnik kökenden karakterlere adil bir şekilde yer verdiğinden, beyaz karakterleri öne çıkarıp farklı ırk ve etnik kökenden birkaç temsili arka plan karakterine yer veren içerikler olmadığından emin olun. Çocuğunuzun en sevdiği kitapların veya şovların sorunlu ırk tasvirleri içerdiğini fark ederseniz, onlarla bunun hakkında konuşun ve bu hikayede özellikle neyin daha farklı olması gerektiği hakkındaki düşüncelerinizi onlarla paylaşın.

9.     Irkçılığa maruz kaldıklarında ya da bir ortamda ırkçılık yapıldığını fark ettiklerinde buna ses çıkarmalarını, tepkilerini dışa vurmaları gerektiğini onlara öğretin. Çocuklarınızla onları rahatsız eden bir şey gördüklerinde neler yapabilecekleri hakkında konuşun. Bir akranları onlara doğru gelmeyen bir şey söylediğinde, “bunu sevmiyorum” ya da “bu söylenecek hoş bir şey değil” diyebilir ya da bu konuda destek alabilecekleri bir yetişkin bulabilirler. Irkçılığa tepki göstermeye, ırkçı davranışlara ses çıkarmaya istekli çocuklar yetiştirebilmek bu konuda önemlidir.

10.   Merak etmelerine izin verin. Çocuğunuzun bu konuda birçok sorusu olabilir ve bu soruların bazıları uygunsuz veya garip görünebilir. Kanadalı yazar Anne Thériault’a göre henüz dil konusunda kesin bir kavrayışa sahip olmadıkları, hala öğrendikleri ve birçok şeyi çözümledikleri bir dönemde önemli olan onlarla bu süreçte birlikte hareket etmeniz ve onlara doğru bir rehberlik etmeye çalışmanız. Bunun için de sorularını olabildiğince dürüst bir şekilde yanıtlamanız ve emin olamadığınız konularda uzmanlara danışmanız yeterli.  EmbraceRace ve MomsRising Platformları’nın ortak bildirisine göre vereceğiniz yanıtlardan emin olmadığınızda çocuğunuza dürüstçe ‘‘Emin değilim’’ ya da ‘‘Bunu daha sonra konuşalım’’ demek makul; ancak daha sonra o konuya gerçekten geri dönmek ve oradaki merakı gidermek gerekiyor. İnsan Hakları Eğitim Fonu’nun Liderlik Konferansı’nda yayınlanan “Çocuklarımızla Irkçılık ve Çeşitlilik Hakkında Konuşmak” adlı makale de çocuğunuzun etnik çeşitlilik hakkındaki sorularına küçük yaşlarda doğru cevaplar vermenizin önemine dikkat çekerek, bu yaşlarda çocukların etnik ve ırksal farklılıklar hakkındaki düşüncelerinin katılaşmamış olduğunun bir kez daha altını çiziyor.

Ebeveynler olarak, çocuklarımıza ırksal ve etnik farklılıkları ve benzerlikleri tanıma ve takdir etmelerine yardımcı olacak şekilde çeşitliliği öğretme fırsatına sahipken, daha adil ve eşit bir gelecek adına bu fırsatı hepimizin en iyi şekilde değerlendirmesi dileğiyle…

Pınar Erbaş Erdurmaz

Mayıs 2020, Montreal / Kanada

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir